Eskişehir

Eskişehir Nerededir?

Eskişehir, Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık yirmi beşinci şehridir. 1993 yılında çıkarılan kanunla Büyükşehir Belediyesi olmuştur. Nüfusu 2015 yılına göre 826.716’dir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir.

Met helvası, Nuga helvası, Haşhaşlı çörek, Kalabak suyu, çibörek ve lületaşı ile meşhurdur. Ayrıca balaban kebabı da Eskişehir mutfağında önemli bir yer almaktadır. İşlenebilir lületaşı, Türkiye’de yalnız Eskişehir’de çıkarıldığı için Eskişehir taşı olarak bilinir.[2]Türkiye’de Eskişehir ve Sivrihisar dolaylarında yetişen bir çoban köpeği olan akbaş da şehre ait önemli değerlerdendir.[3] Sanat kurumları ve tesisleri ile kültür ve sanatta gelişmiş bir şehirdir.

Anadolu Üniversitesi ve büyükşehir belediyesi bünyesinde iki adet senfoni orkestrası bulunmaktadır. Ayrıca her yıl düzenlenen Uluslararası Eskişehir Festivali ile şehirde müzik, tiyatro, resim ve sinema dallarında sergiler ve gösteriler yapılmaktadır.[4]

Eskişehir günümüze kadar değişik uygarlıklar altında varlığını sürdürmüştür. Üzerinde kurulan medeniyetlerden bazıları Frigya, Bizans, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu’dur.[5]

Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı Muharip Hava Kuvveti, Hava Füze Savunma Komutanlığı, 1. Hava İkmal ve Bakım Merkez Komutanlığı ve 1. Ana Jet Üs Komutanlığı da Eskişehir’de bulunmaktadır. Ayrıca hem askerî hem de sivil havaalanı (Anadolu Üniversitesi Havaalanı) bulunmaktadır.

Eskişehir 2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği unvanlarını taşımaktadır.[6]

Türk Hava Yolları’nın Airbus A330-200 tipi uçağı, TC-JNG, de ‘Eskişehir‘ adını taşıyor.

Eskişehir’e Nasıl Gidilir?

Üniversite şehri olan Eskişehir ülkemizin en yaşanası şehirlerinin başlarında gelmektedir.

  • İstanbul Eskişehir arası yaklaşık 328 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 4 saat 30 dakika kadar sürmektedir.
  • Ankara Eskişehir arası yaklaşık 234 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 3 saat kadar sürmektedir.
  • İzmir Eskişehir arası yaklaşık 417 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 6 saat kadar sürmektedir.
  • Bursa Eskişehir arası yaklaşık 150 kilometre(km) mesafede ve araçla yaklaşık 2 saat kadar sürmektedir.

Ankara ve İstanbul’da yaşayanlar çok şanslı, Eskişehir’e hızlı tren ile ulaşabilirler. Hızlı tren ile Ankara – Eskişehir arası 1,5 saat, İstanbul – Eskişehir arası ise 2,5 saat sürüyor.

Eskişehir’e en uygun uçak bileti için tıklayınız

Eskişehir’e ne zaman gidilir?

Eskişehir’in yazı ayrı güzel kışı ayrı güzelliklerle dolu.Her dönem gidilebilir ancak baharda ayrı bir güzeldir.Akşamları serin olacağından ceketinizi yanınıza almayı unutmayın.

Eskişehir’de nerede ne yenir?

1) Kasr-ı Nur Kahvaltı Evi

Gezilecek yerler listeniz epey kabarık, gün boyu enerjiniz yerinde olmalı. Keyifli bir seyahat için lezzetli bir başlangıç yapmak isterseniz Eskişehir’in tarihi dokulu Odunpazarı’nda bir kahvaltı mekanına davet ediyoruz sizleri. Kasr-ı Nur Kahvaltı Evi, 205 senelik bir geçmişe sahip. Restore edilmiş bir Osmanlı konağı olan bu mekanda en çok tercih edilen serpme köy kahvaltısı. Eskişehir Gezi

Adres: Paşa Mahallesi Koca Müftü Sokak No:6 Odunpazarı, Eskişehir

İletişim: 0 222 230 57 03

2) Doyuran Kahvaltı Salonu

Eskişehirliler -bilhassa öğrenciler- için kahvaltı denildiğinde akla gelen ilk mekanlardan biri Doyuran Kahvaltı Salonu. Özellikle menemeni ve tam bir enerji deposu bal-kaymak servisi sıkça tercih edilenlerden. Samimi ve küçük bir işletme olan Doyuran, ismiyle müsemma hakikaten doyurucu bir menü içeriğine sahip. Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi vardır diyorsanız denemenizi öneririz. Eskişehir Gezi

Adres: İstiklal Mahallesi Demirciler Sokak No:7/C Hüner İş Merkezi A Blok Girişi

İletişim: 0 222 230 51 64

3) Papağan Çiğ Börek

Eskişehir’e gidip de çiğ börek yemeden dönmeyin sakın 🙂 1975 yılından günümüze tecrübeli bir kadroyla müşterilerini ağırlayan Papağan Çiğ Börek Salonu, Eskişehir halkının, üniversite öğrencilerinin, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası halini almış. Öyle ki çiğ börek için bir şiir bile var! “Başın avursa ya da kelse bir ağır sancı dakkasında keser şırbörektir ilacı.” Eskişehir Gezi

Adres: Köprübaşı Caddesi Yalbı Sokak No:5 Odunpazarı, Eskişehir

İletişim: 0 222 231 43 62

4) Ayten Usta Gurme Butik Restoran

Eskişehir’de nerede ne yenir? Sorunuzu yepyeni durağımızda cevaplıyoruz: Ayten Usta Gurme! Yemek, kahvaltı, Türk mutfağı yöresel lezzetlerini anne eli değmiş tariflerden tadabileceğiniz bu mekan, özellikle hafta sonu kahvaltılarının da en gözde adresi! Çömlekte ispir kuru fasulye ile tanınan Ayten Usta, kahvaltıdan ana yemeğe Osmanlı ve Türk mutfağının sentezi pek çok yemeği sizlere sunuyor olacak, denemeye değer! Eskişehir Gezi

Adres: Bursa Yolu 5.km Söğütönü/Tepebaşı, Eskişehir

İletişim: 0 222 325 04 44

5) Abdüsselam Balaban Kebap

1938 yılından bu yana hizmet veren Balaban Kebap, ilk kurulduğu yıllarda Abdüsselam Köftecisi imiş. Kebaplarındaki lezzetin sırrı doğru et seçimi ve kemik suyu. Eskişehir denilince ilk akla gelen kebap mekanlarından Balaban Kebap, yıllardır değişmeyen lezzeti ve tecrübeli işletmeciliği ile müşterilerini ağırlamaya devam ediyor. Eskişehir Gezi

Adres: Arifiye Mahallesi Belediye Sokak No: 11/7 Eskişehir

İletişim: 0 222 231 14 44

6) Pino

35 yıl önce genç bir girişimci tarafından 7 metrekarelik bir apartman boşluğunda açılan Pino, şu anda Eskişehir’in farklı konumlarında şubeleri bulunan bir restoran zinciri. Pino’da hamburger, pizza, çeşitli sandviçler, tava seçenekleri ve aperitifler hazırlanıyor. Eskişehir’in yerli fast food markası Pino, genç üniversitelilerin de sıkça tercih ettiği kaliteli bir mekan. Eskişehir Gezi

Adres: Hoşnudiye Mahallesi İsmetinönü Caddesi No:60/A

İletişim: 0 222 231 75 32

7) Sağlık Pide

Sağlık Pide, kuruluşundan günümüze kaliteyi uygun fiyatlara sunan temiz bir işletme. Pide çeşitleri, et döner ve kebap seçenekleri mevcut. Bu restoranda en çok sipariş edilen yemekler arasında lahmacun, kuşbaşılı kaşarlı pide ve iskender yer alıyor. Öğrencilerin de uğrak mekanı olan Sağlık Pide’de uygun fiyatlara lezzetli ve doyurucu yemekler yemeniz mümkün. Eskişehir Gezi

Adres: (Adalar Şubesi) İstiklal Mahallesi Başarılı Sokak No:35

İletişim: 0 222 230 11 99

8) Trakya Restaurant

İkinci Dünya Savaşı sırasında Yunanistan’dan Eskişehir’e göç eden bir aile tarafından 1946 yılında açılan bu restoran, tercihini şık bir akşam yemeğinden yana kullanmak isteyen gezginler için oldukça ideal ve nezih bir mekan. Et, tavuk, balık, makarna gibi farklı seçenekler sunan zengin menüsü ve kaliteli hizmetiyle Trakya Restoran, bir Eskişehir klasiği haline gelmeyi hedefliyor. Eskişehir Gezi

Adres: Şahin Caddesi Tepebaşı Belediyesi Yanı No: 84/A Eskişehir

İletişim: 0 222 330 52 02

9) Mazlumlar Muhallebicisi

1927 yılında hizmet vermeye başlayan Mazlumlar Muhallebicisi, kurulduğu yıldan bu güne aynı lezzet anlayışıyla geleneksel tatlılar hazırlıyor. Muhallebi kültürünü kourmayı amaçlayan Mazlumlar Muhallebi, tamamı doğal ürünlerle hazırladığı tatlıları Haller Gençlik Merkezi’ndeki dükkanında sunuyor. Tüm sütlü tatlı çeşitlerini bulabileceğiniz Mazlumlar’da, yılların tecrübeli lezzetleri sizleri bekliyor. Eskişehir Gezi

Adres: Haller Gençlik Merkezi No:23 Eskişehir

İletişim: 0 222 320 71 18

10) Tanınmış Helvacı

Eskişehir’in meşhur met helvasını tatmak için en doğru mekan Tanınmış Helvacı. 1875 yılında kurulmuş küçük ve samimi bir aile işletmesi olan bu mekanda helvalar her daim taze ve yumuşacık. Lezzet sırrı babadan oğula geçen bu helvalar Eskişehir halkı tarafından sıklıkla tüketiliyor. Eskişehir’den sevdiklerinize yöresel lezzetli birer hediye de olabilir. Eskişehir Gezi

Adres: Deliklitaş Mahallesi Değirmen Sokak No:34/B Odunpazarı, Eskişehir

İletişim: 0 222 231 14 13

 

Eskişehir’de nerede kalınır?

 

Eskişehir Alışveriş

Eskişehir Gece Hayatı

Eskişehir Gezilecek Yerler

Tarihçe

İlkçağ’dan 11. yüzyıla kadar

Han ilçesi yakınlarında Friglerden kalma Yazılıkaya anıtı

MÖ 14. yüzyılda Hititler Eskişehir merkezli büyük bir devlet kurmuşlardır.[8] Eskişehir’in önemi ve yeri dolayısıyla Hititler döneminde Eti‘lik (Beylik) olduğu görülmektedir.[9] MÖ 12. yüzyılda Anadolu’ya giren Frigler Anadolu’ya yayılmış ve Dorylaion adı ile bölgeye yerleşmiştir.[9]Friglerden sonra bölgeye Lidyalılar daha sonra da Persler hakimiyeti altına almıştır. MÖ 4. yüzyılda Makedon kral İskender’in eline geçen Eskişehir, İskender’in ölüm tarihi olan MÖ 323 yılına kadar İskender’in İmparatorluğu altında kalmıştır. MÖ 2. yüzyılda Roma İmparatorluğukontrolüne geçen bölge, Roma’nın ikiye ayrılmasına kadar Roma İmparatorluğu’nun ayrıldıktan sonra da Bizans hakimiyetinde kalmıştır.[9]

Selçuklular dönemi

Yeniden Bizans egemenliğine giren Dorylaion 1074’te Selçukluların eline geçti. Şehir Anadolu Selçukluları zamanında, Selçuklular ile Haçlılararasında yapılan savaşlara sahne olmuştur. Bu zamanda şehrin adı “Sultanönü” olarak anılmaktadır. Şehir içinde Selçuklulara ait pek çok eser vardır.[10]

Arap coğrafyacı İbn Said (علي بن موسى المغربي بن سعيد, ‘Ali ibn Musa ibn Sa’id al-Maghribi); Antalya – Marki (Fethiye) Körfezi arasındaki Cibâlu’t Türkmân (Türkmen Dağları) adı verilen dağlık bölgede 200.000, Kastamonu yöresinde 100.000, Sultan Önü – Kütahya – Emirdağ – Karahisar-ı Sahip – Sivrihisar yörelerinde 200.000 ve Ankara’nın kuzeyindeki Karabuli denilen dağlık bölgede 30.000 çadırlık Türkmen kitlelerinin yığıldığını kaydetmektedir.[11]

Osmanlı dönemi

13. yüzyıldan itibaren Moğollar istilasıyla Türkler ile birlikte Orta Asya’dan gelmiş, yöreye özgü Akbaş çoban köpeği[12]

1289’da Anadolu Selçukluları Eskişehir’i Osman Gazi’ye verdi. Orhan Gazi döneminde Karamanlıların eline geçen Eskişehir’i, I. Murad yeniden Osmanlı topraklarına kattı.

Fatih’in ilk zamanlarına kadar şehir Ankara Beyliği’ne bağlı olarak kalmıştır. 1451 yılından sonra Kütahya’nın Beylerbeylik haline gelmesi üzerine Anadolu İdari Teşkilatında değişiklik olmuş, bu arada Ankara’ya bağlı bulunan Eskişehir, Kütahya Beylerbeyliği’ne bağlanmıştır.[9]

Kent 1601’de bir süre Celali Deli Hasan ve yandaşlarının eline geçti. Hüdavendigâr (Bursa) Vilayetinin Kütahya Sancağına bağlı bir kaza olan Eskişehir’e demiryolu 1890’lı yıllarda ulaştı.[8]

Demiryolu’nun Eskişehir’e gelmesi ile şehirde ticaret canlandı.[8] 19. yüzyıl boyunca yöreye Kafkasya, Kırım, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler yerleştirildi.[10] Şehir 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinden sonra muhacirlerin yerleştirilmeye başlamasıyla beraber gelişmeye başlamıştır.[9]

Mondros Ateşkesi’nin maddelerinden biri olan İtilaf Devletleri’nin Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki önemli noktaları güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri maddesine dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’a çıkan İngiliz kuvvetleri, İstanbul-Bağdat demiryolu hattı boyunca önemli gördükleri yerleri işgal etmeye başladılar, bu işgalden 2,5 ay sonra, 1919 yılının Ocak ayı sonlarında Eskişehir İstasyonu çevresinde karargâhlarını kurdu.[8]

Kurtuluş Savaşı dönemi

Yunan Ordusunun Eskişehir’e girişi (1921)

21 Haziran 1920 günü saat 11:00’de Millî Savunma Bakanı Fevzi Çakmak Paşa ve Genelkurmay Başkanı Albay İsmet İnönü ile tren istasyonuna gelmiştir.[8] Yunan taarruzunun aldığı vaziyeti, sınıf arkadaşı ve Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy ile burada görüşmüştür. Aynı gece de Ankara’ya hareket etmiştirler.

Eskişehir’de Türk Kurtuluş Savaşı’nın 5 önemli meydan muharebesinin üçü geçmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nın önemli muharebelerinden biri olan I. İnönü Muharebesi Eskişehir topraklarında gerçekleşmiştir. Eskişehir, Kurtuluş Savaşı’nın kilit nok­talarından birini oluşturduğundan, savaşta maddi ve manevi olarak çok yıpranmıştır.[13]

I. Dünya Savaşı sonrasında demiryolu hattını denetlemek amacıyla 23 Ocak 1919’da Eskişehir İstasyonunu işgal eden İngiliz kuvvetleri, 20 Mart1920’de Kuva-yi Milliye’nin baskısıyla işgale son verdi. 1921 yılında Eskişehir’e 40 km. uzaklıktaki İnönü’de, Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri yapıldı.[8][14]

20 Temmuz 1921’de Yunanların işgal ettiği Eskişehir bir süre Yunan ordularının karargâhı oldu. Eskişehir-Kütahya Savaşları sonunda Türk Ordusu Sakarya’nın doğusuna çekildi. 23 Ağustos 1922’de Yunanlar yeniden saldırdı. 30 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ile düşman püskürtülmeye başladı ve 2 Eylül 1922 günü, Seyitgazi yönünden gelen Türk Süvarileri Tekkeönü’nden Eskişehir’e inerek düşman kuvvetlerini Eskişehir’den çıkardılar.

Eskişehir, Kurtuluş Savaşı’nın son aşaması olan Büyük Taarruz sonrasında 2 Eylül 1922’de kurtarıldığında yıkıntı hâlinde harap bir kasabaydı.[10][15]

Cumhuriyet dönemi

21 Eylül 1925’te Atatürk, Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü’nün Eskişehir Garı’nda karşılanması.

Atatürk’ün 15 Ocak 1923’te Eskişehir hakkındaki sözü[16]:

Eskişehir’i ve Eskişehirlileri çok iyi tanırım. Millî Mücadele yıllarında büyük vatanseverlik ve üstün bir cesaretle mücadelemizin daima yanında olmuş, bu mücadeleye çok geniş yardımlarda bulunmuşlardır. Gördüğüme göre halk aydın ve faaldir. Toprak verimlidir. Az zamanda zayiatı telafi ve fedakârlıklarıyla iftahar edecektir.

Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ocak 1923’te Hükümet Konağı’nda yaptığı konuşmada vurguladığı gibi Eskişehir, savaşın kazanılmasında büyük katkı yapmıştır. Mustafa Kemal Paşa, bu nedenle kentin imarıyla yakından ilgilenmiştir. Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlarla kısa zamanda modern bir kent yaratılmaya çalışılmıştır.[8]

Cumhuriyet ilan edildikten sonra Eskişehir 1925 yılında il olmuştur.[17] 1926 yılında Eskişehir’in, Sivrihisar, Mihalıççık ve Seyitgazi olmak üzere üç ilçesi bulunmaktaydı. 1954 yılında çıkarılan kanunla Çifteler ve Mahmudiye, 1957 yılında çıkarılan diğer bir kanunla da Sarıcakaya ilçe hâline getirilmiş ve ilçe sayısı 6’ya çıkmıştır.[17]

Daha sonra 1987 tarihinde 3392 sayılı kanunla Alpu, Beylikova ve İnönü; 9 Mayıs 1990 tarih ve 3544 sayılı kanunla Günyüzü, Han ve Mihalgazi ilçe hâline getirilmiş, böylece ilçe sayısı 12’ye çıkmıştır.[17] 22 Mart 2008 tarihli resmi gazetede yayımlanan 5747 sayılı yasa ile de merkez ilçe kaldırılarak Odunpazarı ve Tepebaşı adıyla 2 yeni ilçe daha kurulmuş ve ilin toplam ilçe sayısı 14’e ulaşmıştır.

Eskişehir, 2 Eylül 1993’te çıkarılan 504 sayılı kanun hükmünde kararname[18] ile büyükşehir unvanı kazandı. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları valilik binası merkez kabul edilerek yarıçapı 20 kilometre olan dairenin sınırlarına genişletildi.[19] 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile 2014 Türkiye yerel seçimlerininardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.[20]

Eskişehir Depremi

20 Şubat 1956’da Eskişehir’de oluşan şiddetli yer sarsıntısıdır. Şiddeti Richter ölçeğine göre 6,0 olan bu depremde, 1.379 bina ağır, 1.486 bina orta, 9.862 bina da hafif derecede hasar görmüştür. Bir kişinin öldüğü depremde 19 kişi de yaralanmıştır. Konumu 39° 89′ kuzey enlemi ve 30° 49′ doğu boylamı, odak derinliği yaklaşık 40 km olan depremin etkilediği alan 350.000 km² olarak hesaplanmıştır.

Deprem alanı çeşitli doğrultularda Edirne, İzmir, Konya ve Zonguldak illerine kadar yayılmıştır. Depremin dış merkezinin bulunduğu bölge yerleşim yeri olmadığı için can kaybı fazla olmamıştır. Eskişehir depreminin oluştuğu bölge 3. derecede tehlikeli deprem bölgesidir.

Sel Felaketi

5 Mart 1950’de Porsuk Çayının taşması sonucu Eskişehir’de sel felaketi meydana gelmiş, 50 bin kişi açıkta kalmıştır. 2500 evin yıkıldığı ve 6 kişinin boğulduğu felaketzedelere Marshall Planından yardım gelmiştir.[22]

Eskişehir’de Türkiye’nin İlkleri

1896’da çizilerek Türk tarihinin ilk modern haritası[kaynak belirtilmeli]olan 1/10.000 ölçekli Eskişehir plânı.

Eski tarihlerde de birçok ilklere adreslik etmiş coğrafyada, Osmanlı Dönemi ve sonrası Türkiye’nin ilkleri olarak gerçekleşenler[23]

  • Osmanlı’da ilk verginin alınması (Pazar Baçı)
  • Osmanlı’da ilk hutbenin okunması (Osman Bey Dönemi)
  • Türk tarihinin ilk modern haritasının çizilmesi. (1896)
  • İlk Temyiz Mahkemesinin açılması (1923)
  • İlk Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün kurulması (1925)
  • İlk eğitmen kursunun açılması (1936)
  • İlk Köy Enstitüsü’nün açılması (1940)
  • İlk Türk otomobili Devrim’in üretimi (1961)
  • İlk Türk lokomotifi Karakurt’un üretimi (1961)
  • Dünyada öğrencilerin kanlarını satarak kurduğu ilk tiyatro (1961)
  • İlk akülü yük aracı üretimi
  • İlk cadde süpürme aracı üretimi
  • İlk otobüs yıkama aracı üretimi
  • İlk damperli kamyon üretimi
  • İlk kantar üretimi
  • İlk jet motoru yenilemesi
  • İlk F-16 motoru üretimi
  • İlk helikopter parçası üretimi
  • Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı kupalarını kazanan ilk anadolu futbol takımı (1970-1971)
  • İlk Türk 4×4 ticari aracı olan Türkar’ın üretimi (2009)
  • İlk Yüksek Hızlı Tren seferinin yapıldığı şehir (2009)

Coğrafya

Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeybatısında yer almaktadır. İl merkezi kuzeyinde Mihalgazi ve Sarıcakayadoğusunda Alpu ve Ankara güneyinde Mahmudiye, Seyitgazi ve Afyon, batısında ise İnönü ve Kütahya sınırları ile çevrilidir.

İç Anadolu stepleri, Kuzey Anadolu ve Batı Anadolu ormanları şehrin bitki örtüsünü oluşturur. Sündiken Dağlarının güney yamaçlarında 1000 metreden sonra meşe çalılıkları, daha yükseklerde bodur meşeler görülür.

1300 metreden sonra yer yer kara çamlar bulunur. Bazı bölgelerde karaçamların arasında, kızılçamlar da görülür. Eskişehir’in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır. Porsuk ve Keskin Dereleri’nin kenarlarında söğütler, kavaklar, karaağaçlar ve koruluklardan oluşan bitki örtüsü bulunur.

Eskişehir’den geçen iki önemli akarsudan ilki Sakarya Nehri ikincisi ise Porsuk Çayı’dır. Bu akarsuların il sınırları içerisinde kalan arazisinde 2 adet baraj bulunmaktadır. Porsuk Çayı üzerinde Porsuk Barajı, Sakarya Nehri üzerinde ise Gökçekaya Barajı bulunmaktadır.

İklim

Şehrin iklimi İç Anadolu Bölgesi tipi Karasal iklim‘dir. Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazlar sıcak ve yağışsızdır. Yağışlar (dağlık kesimler hariç) az ve kısa sürelidir. Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları en az yağışı olan aylardır. Yıllık yağış ortalaması 373,6 mm’dir. Bir yılın 90-100 günü yağışlı geçmektedir. Sıcaklık rejimi karasal niteliktedir.

Örneğin;800 metre yükseklikte kurulmuş olan Eskişehir il merkezinde en sıcak ve en soğuk ayların ortalamaları 21,5 °C ve -0,8 °C (Temmuz ve Ocak), kaydedilen en yüksek ve en düşük değerler ise 39,1 °C ve -26,3 °C’dir. Bitki örtüsü İç Anadolu Bölgesi’nin tipik bitkisel örtüsü olan bozkırdır.

Yer altı zenginlikleri

Kalabak suyu

Eskişehir ile özdeşleşmiş bir içme suyudur. Atatürk’ün bir seyahati esnasında ikram edilen suyun tadını beğenmeyerek, şehre su araştırma talimatı vermesi üzerine Türkmen Dağıeteklerinden bulunarak 1936 yılında şehre getirilen sudur.[28][29] Daha önceleri tankerlerde satılan su, son yıllarda damacana sistemi ile dağıtılmaktadır. 2013 yılında açıklanan Sağlık Bakanlığı’nca yapılan resmi analiz sonuçlarına göre Türkiye’de 115 suyun analiz sonuçlarına göre içilebilir sular arasındaki 10 firmadan 3. su seçilmiştir.[30]

Lületaşı

Lületaşı’nın Türkiye’de işlenebilir olanı yalnız Eskişehir’de bulunmaktadır. “Beyaz altın”, “Deniz köpüğü” ve “Eskişehir taşı” gibi adlandırmalar lületaşının değerini, rengini, çıkış merkezini anlamlı bir biçimde ortaya koymaktadır.[31] Lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş değerli bir taştır.

Lületaşı ve benzer minerallere, Yunanistan’daki bazı adalar, Moravya, Fransa, İspanya ve Fas ve ABD’de de rastlanmaktadır.[32]

Eskişehir ilinin Karatepe, Sarıkavak, Türkmentokat, Gökçeoğlu köylerinde bulunan sahalarda, yüzeyle 300 metreyi aşan derinlikler arasında, içinde dağınık yumrular halinde lületaşı bulunan başkalaşım katmanlarına rastlanır[33].

Arkeolojik çalışmalar, lületaşının yaklaşık beşbin yıl öncesinden bilindiğini ve değişik amaçlarla kullanıldığını göstermiştir.[32] Günümüzde Lületaşı süs eşyası ve özellikle pipo yapımında kullanılmaktadır. Ayrıca radyasyon emici özelliğinden dolayı uzay gemilerinde izolasyon malzemesi olarak kullanılır.[34]

Bor madeni

Bölge, bor madeni yönünden de önemli rezervlere sahip olup, Kırka’da bulunan Tinkal madeni, işlenerek %33 oranında borik oksid (B2O3) elde edilmektedir.[35] perlit, manyezit, kalsedon, krom, toryum ve torit Eskişehir’de bulunan diğer madenlerdir.[36].

Termal kaynaklar

Eskişehir, bulunduğu yerleşim yeri itibarıyla sıcak su kaynaklarının tam üzerinde bulunmaktadır. Şehir merkezinde, “Sıcak Sular” olarak isimlendiren bölgede, doğal termal kaynaklar bulunmakta, çok sayıda hamam hizmet vermektedir. Sıcak sularPorsuk Çayı’nın güney kısmında geniş bir alan içinde bulunmaktadır. Suyun merkezinde 47 °C ‘yi bulan sıcaklık bazı alanlarda 35 °C ‘ye kadar düşmekte, bazı alanlar ise 55° ye kadar yükselmektedir. Hamamlardaki su hafif demirli ve kükürtlüdür.Eskişehir Gezi

Bu bölgede çarşı içerisindeki tulumbalardan sıcak su akmakta olup, su bir dönem yakın bölgelerdeki evlere de verilmiştir. Yine il sınırları içerisinde Sakarı Ilıcaları, Hasırca, Kızılinler, Uyuzhamam-Alpu, Alpanos-Seyitgazi, Çardak(Hamamkarahisar)-Günyüzü, Yarıkçı-Mihalıççık bilinen kaplıcalardır. [38]

Eskişehir Nüfus

Eskişehir’in yerli halkı Manavlardan oluşmaktadır. Şehirde Kırım Tatarlarının nüfusu da fazladır. Eskişehir ili, Bulgaristan göçmenlerinin de buraya yerleşmesiyle özellikle 1950-55 ve 1965-70 dönemlerinde büyük bir nüfus artışı göstermiştir.İlin nüfusu 1970’te 460.000, 1980’de 543.802, 1990’da 641.000, 2010’da 765.000 kişi olmuştur.

Eskişehir İl Nüfusu: 844.842’dir (2016 sonu). İlin yüzölçümü 13.960 km²’dir. İlde km²’ye 61 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 349 kişi ile Odunpazarı’dır) İlde yıllık nüfus artış oranı %2,19 olmuştur. 2016 yılında TÜİK verilerine göre 14 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 539 mahalle bulunmaktadır.

Kültür ve sanat

Köprübaşı’nda Tramvay

Haller Gençlik Merkezi önünde faytonlar

Kızılcıklı caddesinin başında bulunan Kanatlı AVM

Eski kiremit fabrikası arazisine yapılan Espark AVM

Eskişehir’den bir görünüm

Porsuk nehri üzerinde gezen gezi amaçlı EsBot.

Eskişehir, üniversite kenti olması nedeniyle sosyal aktivite yönünden oldukça zengindir. Şehirde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın 3 sahnesi vardır. Birincisi Haller Gençlik Merkezi Tepebaşı Sahnesi’dir. 27 Mart 2001 Dünya Tiyatrolar Gününde açılmıştır. Eskişehir Gezi

Tek sahneye sahip olup salon 202 kişiliktir[68]. Şehir Tiyatrolarının Oyunları sergilenmektedir. Bir diğeri İki Eylül caddesinde bulunan B.S.M. Turgut Özakman Tiyatro Salonudur. 9 Nisan 2002 tarihinde açılmıştır. Sahne 178 kişiliktir[68]. Eskişehir Gezi

Şehir Tiyatrolarının etkinlikleri gerçekleşmekte olup ayrıca fuaye, sergi, seminer ve toplantı amaçlı da kullanılmaktadır. Sonuncusu ise Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Salonudur ve 569 kişiliktir.[68] Merkezde Şehir Tiyatroları etkinlikleri gerçekleşmekte ve ayrıca Devlet Opera ve Bale etkinlikleri gerçekleşmektedir.

Ayrıca şehirde 3 adet kültür merkezi bulunmaktadır. İlki İki Eylül Caddesi’nde bulunan Yunusemre Kültür Merkezi’dir. Çeşitli tiyatro, seminer ve gösterilerin yapıldığı bir merkezdir. Bir diğeri eski hal olan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen tarafından kültür merkezine çevrilen Anadolu Üniversitesine yakınlığından dolayı öğrenciler tarafından da büyük rağbet gören Haller Gençlik Merkezi’dir. Diğer bir kültür merkezi ise Atatürk Kültür Merkezi’dir.

19. yüzyıldan kalan tarihi Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi bugün Zübeyde Hanım Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır. 1650 senesinde inşa edilmiş Sivrihisar Surp Yerrortutyun Kilisesi restore ediliyor. Eskişehir Gezi

Şehir sinema salonu yönünden de oldukça zengindir. Şehirde Cinetime (Özdilek AVM), Cinema Pink (Kanatlı AVM), Eskişehir Kültür Merkezi, Cinemaximum(Espark AVM), Sinema Anadolu (Anadolu Üni.’ye aittir.) sinema salonları bulunmaktadır.[69]

İlin Akarbaşı mahallesinde bulunan Halk Eğitim Merkezinde halkın ihtiyacı ve isteği doğrultusunda ücretsiz kurslar verilmektedir. Açılan bazı kurs programları şunlardır: Biçki-dikiş, çiçek yapma, seramik, fotoğrafçılık, yabancı dil, müzik, halk oyunları, bilgisayarlı muhasebe, bilgisayar işletmenliği. Bu kurslarda 60 kadar eğitimci ve öğretmen görev yapmakta olup, yılda 3000 kişi yararlanmaktadır.[70]

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından 2011 yılından beri Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması adı altında etkinlikler düzenlenmektedir.[71]

Uluslararası Eskişehir Festivali

Uluslararası Eskişehir Festivali , Zeytinoğlu Eğitim, Bilim ve Kültür Vakfı tarafından ilk kez 1995 yılında düzenlenmiştir. Klasik müzik, Klasik Türk müziği, Türk Halk müziği, Caz, Blues, Rock, Tiyatro, Çağdaş dans ve bale, Sinema, Çocuk etkinlikleri, Fotoğraf, resim, heykel sergileri, Konferans ve söyleşiler alanlarında yer veren; her yıl ekim ya da kasım ayında düzenlenip 9 gün sürmektedir. 2001 yılından beri Zeytinoğlu Vakfı ile Eskişehir Kentsel Gelişim Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirmektedir.[72]

Uluslararası Eskişehir Festivali yapıldığı 14 sene boyunca toplam 4.877 yerli ve yabancı sanatçıya ev sahipliği yapmış ve festivali 14 yılda 163.469 kişi izlemiştir.[72]. Başlangıcından bu yana 2002 yılında İspanya, 2003yılında Avusturya, 2004 yılında İtalya, 2005 yılında Rusya, 2006 yılında Finlandiya, 2007 yılında Portekiz ve 2008 yılında Almanya festivale konuk ülke olarak katılmıştır. Eskişehir’de festivalin düzenlendiği mekanlar:

Anadolu Üniversitesi[72]
  • Atatürk Kültür Merkezi Opera ve Bale Salonu (kapasite: 482)
  • Sinema Salonu (kapasite: 400)
  • Spor Salonu (kapasite: 870 +)
Kent Merkezi[72]
  • Büyükşehir Sanat Merkezi Tiyatro Salonu (kapasite: 178)
  • Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Konser Salonu (kapasite: 492)
  • Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Salonu (kapasite: 569)

Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu

Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu, Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından ilk kez 2001 yılında düzenlenmiştir. Eskişehir’in geleneksel pişmiş toprak üretimi ve sanayisinin gelişimine katkı vermek, pişmiş toprağın sanatsal açıdan değerlendirilmesi ile sanata farklı boyut getirmek ve kent kimliği ile özdeşleştirmek, tarihi ve kültürel mirası ile farklı bir yeri olan Eskişehir’in ulusal ve uluslararası kamuoyunda evrensel amaçlar taşıyan bir kültür ve sanat organizasyonu içinde sunmak amacıyla yapılan Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumları kapsamında bilimsel toplantılar, sergi ve gösteriler, sanatsal etkinlikler, atölye çalışmaları, açık hava konserleri düzenlenmektedir. Eskişehir Gezi

Yaz aylarında düzenlenen ve yaklaşık 2 hafta süren sempozyum, festival havasında geçer. Yurt içi ve yurt dışından sanatçıların katıldığı sempozyum sonunda ortaya çıkan pişmiş toprak eserler şehre armağan edilir.[73]

Eğlence Hayatı

Eskişehir Neyzen Tevfik Sokak’ta bulunan barlar

Öğrenci kenti olan Eskişehir’de gece hayatı,eğitim öğretimin aktif olduğu dönemlerde daha canlıdır. Açılan barlar ile birlikte eski fabrikalar bölgesi gece hayatının merkezi haline gelmiştir. Eskişehir’de gençlere yönelik, canlı müzik yapılan barlar rağbet görmektedir. Eskişehir Gezi

Canlı müzik yapılan bu barlarda sıklıkla tanınmış sanatçıların konser vermesi, çevre şehirlerden de ilgi görmekte, etkinliklere katılım sağlanmaktadır. Ayrıca birçok fasıl mekanı vardır. Haller gençlik merkezi içinde birçok kafe, bir şarap evi ve belediyeye ait bir tiyatro salonu barındırır.

Şehrin aktif gece hayatı yaşanan yerlerden biri de adalar mevkiinde yer alan mekanlardadır. Eski kiremit fabrikaları yerlerini yeni eğlence mekanlarına bırakmış ve aynı zamanda gece hayatının merkezlerini bir arada toplayan bir cadde oluşmuştur. Bu cadde de 222 Park, Hayal, Buda isimli Eskişehir’in en büyük gece kulüplerini barındırmaktadır. Eskişehir Gezi

Tepebaşı Belediyesi’nin 05/01/2006 Tarihli Meclis Toplantı Gündemine Gelen İçkili Yerler Belirleme Komisyonu Raporu’na göre[74] Hoşnudiye Mahallesi Vural Sokak’ın bazı bölümlerinim içkili yer bölgesine dahil edilmesine karar verildikten sonra bölge Barlar Sokağı olarak anılmaya başlamış, daha sonra sokağın ismi Neyzen Tevfik olarak değiştirilmiştir.[75] Bu bölge de gece çok kalabalık olan bölgelerden biridir.

Geleneksel el sanatları

Yörede kilim, halı, seccade, heybe ve çuval dokunur. Ayrıca çorap, eldiven, kese, takke ve başlık örgüler gelişmiş durumdadır. Çorap örgülerde “Sıçan dişi, arpalı, bal peteği, kestane kabuğu” motifleri görülür. Gelişmiş el sanatlarından biri de Lületaşı işlemeciliğidir. Lületaşından yapılan kolye, bilezik, ağızlık, pipo turistik eşya olarak ün kazanmıştır.[76]

Yerel etkinlikler

  • Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası: 6-10 Mayıs[77]
  • Atatürk’ün Eskişehir’e Gelişi: 21 Haziran[78]
  • Eskişehir’in Kurtuluşu: 2 Eylül[78]
  • Uluslararası Eskişehir Festivali: Ekim ya da Kasım aylarında düzenlenir ve 9 gün sürer.[79]
  • Anadolu Üniversitesi Uluslararası Eskişehir Film Festivali Mayıs[80]
  • Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Uluslararası Eskişehir Sokak Festivali: Mayıs

Mutfak

Kafkas, Kırım, Balkan göçmenleri beslenme düzeninin oluşmasına katkılarda bulunmuştur. Bir bakıma, çeşitli beslenme alışkanlıkları bir diğerini etkilemiştir. Şehrin yemek türlerinden bazıları:

  • Sütlü Ovmaç Çorbası, Haşhaşlı Dolama, Haşhaşlı Bükme, Toyga Çorbası
  • Göceli Tarhana, Islat Tarhana, Düğü Köftesi Çorbası, Kelem Dolması, Harşıl, Katlama Böreği
  • Mercimekli Mantı, Kuzu Sorpa, Üyken Börek, Kaşık Börek, Çibörek, Köbete, Sarıburma, Cantık, Kavurma Börek, Kıygaşa Kırım – Tatar mutfağı

Ayrıca met helvası ve nuga helvası ilin kendine özgü damak tatlarındandır.[81]

Gelenek ve görenekler

Evlenme törenleri temel çizgileriyle aynı kalmakla birlikte il merkezinde ilçe ve köylerde bazı değişiklikler gösterir. İl merkezinde söz kesme, nişan, nikah, kına gecesi ve düğünle evlenme töreni tamamlanır.

  • Söz Kesme: Oğlan evinin kız evine dünür gitmesi ve olumlu sonuç almasıdır. Söz kesmeden önce iki aile arasındaki ilişki (dünür) tabir edilen elçiler aracılığı ile kurulur.
  • Nişan: Genellikle kız evinde yapılır. Oğlan ve kız evinin akraba ve dostları katılır. Davetliler önünde oğlan ve kıza nişan yüzükleri takılır. Geline çeşitli hediyeler verilir.
  • Kına Gecesi:Genellikle kız evinde veya düğün salonlarında yapılır. Geline kına yakılır, eğlenceler düzenlenir. Damatta bulunabilir. Genellikle gelinler bindallı giyer ama başka yöresel kıyafette giyebilir.
  • Nikah: Genellikle Belediye nikah salonunda nikah memuru nikah şahitleri ve davetliler huzurunda yapılır. Nikah defterine imza töreninden sonra gelin ve damat tebrik edilir. Davetlilere nikah şekeri dağıtılır.
  • Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır. Davetlilere pasta, meyve ve meşrubat ikram edilir. Geline çeşitli hediyeler verilir. Düğün salonunda hazırlanan program izlenir. Oyunlar oynanır, dans edilir. Davetliler gelin ve damadı tebrik eder ve düğün töreni sona erer.[82]

Şehirde sevilen ve beğenilen yöresel halk oyunları şunlardır: Eskişehir Çiftetellisi, Mihalıççık Kaval Havası, Yoğurdum, Kırka Zeybeği, Eskişehir Kadınlar Zeybeği.

 

 

Write a Review

Click to rate

Write a Review

Click to rate

Yazar Olmak İster Misiniz?

Eğer sizde sitemizde yazmak isterseniz lütfen kayıt olun.

Claim it now!

Claim This Listing